Yatırım 101 - Yükselen Faiz, Pahalı Teknoloji ve 90 Dolar Üzerindeki Petrol — page 1
/ 3

Yatırım 101 - Yükselen Faiz, Pahalı Teknoloji ve 90 Dolar Üzerindeki Petrol


infoAbout This Title

Günaydın, bugünlük bültenimizde şu başlıklar olacak: uzun vadeli tahvil faizlerindeki yükselişin piyasalara etkisi, petrol ve ABD–İran hattındaki belirsizlik, Fed tutanakları, Avrupa enflasyonu, Asya’daki satışlar ve Türkiye tarafında FTSE metodoloji konusu ile bilanço sezonunun son günü.

Günün ana hikayesi artık sadece “Fed ne yapacak?” sorusu değil. Uzun vadeli tahvil faizleri ABD’den Avrupa’ya ve Japonya’ya kadar yükselirken piyasa, merkez bankaları faiz artırmasa bile finansal koşulları kendi kendine sıkılaştırıyor. Brent petrolün 90 doların üzerinde kalması da enflasyon riskini canlı tutuyor. Bu kombinasyon özellikle yüksek çarpanlı teknoloji hisselerinde risk iştahını belirgin biçimde zayıflatmış durumda.

Tahvil piyasası öne geçiyor

ABD borsalarında dün satışın merkezi teknoloji ve yarı iletkenlerdi. S&P 500 %0,69 düşüşle 7.691,76’ya, Nasdaq %1,33 düşüşle 26.289,71’e, Dow Jones %0,22 kayıpla 53.343,40’a geriledi. Russell 2000 de %1,30 düşerken Philadelphia Yarı İletken Endeksi %5 değer kaybetti. Nvidia %2,3, Micron yaklaşık %7 ve Western Digital %7,4 geriledi.

Burada AI temasından tamamen çıkıştan çok, yüksek faiz ortamında AI şirketlerine ödenen yüksek çarpanların yeniden sorgulanması söz konusu. ABD 30 yıllık tahvil faizi %5,3371 ile yaklaşık 20 yılın en yüksek seviyesine çıktıktan sonra bu sabah Asya işlemlerinde %5,28 civarına gevşedi. Japonya 10 yıllık tahvil faizi %3’e yaklaşırken Almanya’nın 10 ve 30 yıllık tahvil faizleri de 2011’den bu yana en yüksek seviyelere geldi.

Tahvil satışını yalnızca Fed’in yeniden faiz artırabileceği beklentisi açıklamıyor. Artan kamu açıkları, yüksek tahvil arzı, petrol kaynaklı enflasyon riski ve büyük teknoloji şirketlerinin AI yatırımlarını finanse etmek için yapması beklenen borçlanmalar da uzun vadeli faizleri yukarı itiyor. ABD’nin bugün gerçekleştireceği 16 milyar dolarlık 20 yıllık tahvil ihalesi bu nedenle yakından izlenecek. İhaleye gelecek talep, tahvil piyasasındaki stresin devam edip etmediğine dair önemli bir sinyal verebilir.

Petrol ve enflasyon

Brent petrol bu sabah yaklaşık 91,3 dolar, WTI ise 85,3 dolar civarında. Petrol dört gündür yükselirken ana neden Hürmüz Boğazı üzerinden ihracata ilişkin belirsizliğin sürmesi. ABD Boğaz’ın açık olduğunu belirtirken İran tarafı bunun tersini savunuyor. Ateşkes sonrasında diplomatik ilerleme görülmemesi de arz riskinin fiyatlanmasına neden oluyor.

Brent’in 90 doların üzerinde kalması artık sadece enerji şirketleri açısından önemli değil. Petrol fiyatlarındaki yükseliş ABD ve Avrupa enflasyonu, uzun vadeli tahvil faizleri ve merkez bankalarının politika alanı açısından doğrudan önem taşıyor. Avrupa’nın enerji ithalatına daha bağımlı olması nedeniyle bu baskı Avrupa tarafında daha belirgin.

Avrupa cephesi

Euro Stoxx 50 dün %0,95 gerilerken yüksek tahvil faizleri ve teknoloji hisselerindeki satış etkili oldu. Bugün açıklanacak nihai Temmuz Euro Bölgesi enflasyonu da günün önemli verileri arasında.

Eurostat’ın öncü tahmininde yıllık enflasyon %2,8’den %2,9’a yükselmişti. Beklenti nihai verinin bu seviyeyi teyit etmesi yönünde. Piyasa açısından asıl kritik nokta manşet rakamdan çok petrol fiyatlarındaki son yükselişin çekirdek ve hizmet enflasyonuna ne ölçüde yansıdığı olacak. Nihai verinin %2,9’un üzerine revize edilmesi veya çekirdek tarafta yukarı yönlü sürpriz görülmesi ECB’nin yeniden faiz artırabileceği beklentisini güçlendirebilir.

Asya’da satış sürüyor

Wall Street’teki teknoloji satışları bu sabah Asya’ya da taşınmış durumda. MSCI Japonya hariç Asya-Pasifik endeksi yaklaşık %1,7 gerilerken Nikkei %2,6 civarında düşüyor.

Japonya tarafında tahvil faizlerindeki yükselişe ek olarak dolar/yenin 159,4 civarında seyretmesi dikkat çekiyor. Kurun piyasanın müdahale açısından kritik gördüğü 160 seviyesine yaklaşması nedeniyle hem BoJ faiz beklentileri hem de olası döviz müdahalesi yeniden gündemde.

Gözler Fed tutanaklarında

Bugünün en önemli global başlığı Fed’in 28–29 Temmuz toplantısına ilişkin FOMC tutanakları olacak. Fed temmuz toplantısında politika faizini %3,50–%3,75 aralığında sabit bırakmış, üç üye ise 25 baz puanlık faiz artırımı yönünde oy kullanmıştı.

Tutanaklarda piyasa özellikle komite içinde faiz artırımı eğiliminin üç üyeyle sınırlı kalıp kalmadığına bakacak. Petrol ve İran kaynaklı enflasyon riskinin ne kadar geçici görüldüğü ve yükselen uzun vadeli tahvil faizlerinin Fed tarafından para politikasının yerine geçen bir sıkılaşma olarak değerlendirilip değerlendirilmediği de önemli olacak.

ABD’de bugün ayrıca Target, Lowe’s ve TJX bilançoları takip edilecek. Dün açıklanan verilerde konut başlangıçları temmuzda %12,4 düşerken imalat üretimi %0,2 arttı. Home Depot beklentileri aşmasına rağmen %0,1 gerilerken yükselen petrol fiyatlarıyla enerji sektörü %1,8 değer kazandı. Bu sabah ABD vadelileri yaklaşık %0,1 ekside.

Türkiye’de FTSE gündemi

Türkiye tarafında dün FTSE endeksleriyle ilgili açıklama öne çıktı. Buradaki konu yalnızca bazı değişikliklerin ertelenmesi değil. Asıl mesele, FTSE’nin Türkiye hisselerinde kullandığı fiili dolaşım oranı ile MKK’nın yeni hesaplama yöntemi arasında ortaya çıkan metodoloji farkı.

Bu fark çözülene kadar yeni endeks girişleri, halka arzların endekse alınması, fiili dolaşım oranındaki artışlar ve bazı segment değişiklikleri ertelenecek. Buna karşılık kriterleri sağlayamayan şirketlerin endeksten çıkarılması ve fiili dolaşım oranındaki düşüşler uygulanmaya devam edecek.

Bu gelişmeyi BIST genelinden çok hisse bazında önemli görüyoruz. Eylül revizyonunda endekse girmesi, segment yükseltmesi yaşaması veya fiili dolaşım artışı nedeniyle ağırlığının yükselmesi beklenen şirketlerde beklenen pasif fon talebi Aralık’a veya daha sonraki bir revizyona ötelenebilir. Bu beklentiyle daha önce prim yapan hisselerde geri çekilmeler görülebilir.

FTSE Türkiye’nin endeks statüsünü sorgulamıyor. Sorun, MKK’nın açıkladığı fiili dolaşım oranlarının FTSE tarafından kendi metodolojisiyle doğrulanamaması. Bundan sonraki kritik tarih Aralık 2026 gözden geçirmesi olacak. Metodoloji farkı o tarihe kadar çözülürse konu geçici teknik bir başlık olarak kalabilir. Çözülmezse Türkiye hisselerinin FTSE endekslerindeki ağırlıkları ve yabancı pasif fon akımları açısından daha önemli hale gelebilir.

Borsa İstanbul

BIST 100 dün 14.209 seviyesini test etmesine rağmen kazanımlarını koruyamadı ve günü yatay seyirle 14.128 puandan tamamladı. İşlem hacmi 158 milyar TL oldu. ABD–İran görüşmelerindeki tıkanma ve Brent petrolün 90 doların üzerine çıkması risk iştahını sınırladı.

Bankacılık endeksi %0,26, holding endeksi %0,62 ve sanayi endeksi %0,69 gerilerken perakende ticaret endeksi %4,5 yükseldi. BIMAS güçlü sonuçların ardından %6 yükselerek endekse 64 puan katkı sağladı. KTLEV %9,4 yükselirken katkısı 30 puan oldu. TUPRS, dizel ürün marjlarındaki yeni zirvelerle %1,4 değer kazandı ve endekse 16 puan katkı verdi. ASELS %2 gerileyerek endeksi 29 puan aşağı çekerken ASTOR %5,6 düştü.

ULKER’in 2Ç26 operasyonel sonuçları beklentilere paralel gelirken 1.387 milyon TL net kar, 225 milyon TL olan beklentinin oldukça üzerinde gerçekleşti. Düşük vergi gideri ve artan parasal kazanç net karı destekledi. Sonuçların hisseye sınırlı pozitif yansımasını bekliyoruz.

TRGYO beklentilere paralel FAVÖK ve beklentilerin %24 altında net kar açıkladı. Sonuçları nötr değerlendiriyoruz. KLKIM’de FAVÖK beklentilerin %25 üzerinde gelirken net kar %62 altında kaldı. Yüksek vergi gideri ve azalan net finansal gelirler nedeniyle sonuçları sınırlı olumsuz değerlendiriyoruz.

BIST 100’de 13.900–13.950 bölgesi üzerinde kalındığı sürece 14.250–14.300 direnç bölgesi izlenmeye devam edecek. Hisse bazlı ayrışmaların sürmesini ve tepki alımlarının görülebilmesini bekliyoruz. Ancak endeks geneline yayılan güçlü bir toparlanma için temel ve teknik şartların henüz tam olarak oluşmadığını düşünüyoruz. 2Ç26 bilanço dönemi bugün sona eriyor.

Kapanış

Piyasalar şu anda tek başına Fed’i değil, yükselen uzun vadeli faizler ile yüksek petrol fiyatlarının birlikte yarattığı sıkılaşmayı fiyatlıyor. Bu ortam özellikle teknoloji hisseleri açısından değerleme baskısını artırırken, Avrupa ve Türkiye gibi enerji ithalatçısı piyasalar için enflasyon riskini de yeniden öne çıkarıyor. Bugün ABD’de 20 yıllık tahvil ihalesi ve Fed tutanakları, Avrupa’da nihai enflasyon verisi, Türkiye’de ise bilanço sezonunun son günü ve FTSE kaynaklı hisse bazlı fiyatlamalar izlenecek.

Herkese güzel bir gün dilerim.

groupArtist

Yatırım 101 1k+ Yatırım 101verified photo_library6 albums visibility15.5K views View Profile arrow_forward

Comments (0)

1000 characters remaining

No comments yet. Be the first to start the conversation.