Yatırım 101 - Yüksek Petrol, Yüksek Faiz ve Yorulan Tüketici
infoAbout This Title
Günaydın, bugünlük bültenimizde şu başlıklar olacak: ABD tahvil piyasasında yeniden yükselen uzun vadeli faizler, petrolün enflasyon üzerindeki baskısı, Walmart üzerinden güçlenen tüketici yavaşlaması sinyalleri, Avrupa ve Çin’de ayrışan görünüm ve Borsa İstanbul’da bankacılık öncülüğündeki kar satışları.
Dünün ana hikayesi, ABD Hazine Bakanlığı’nın uzun vadeli tahvil geri alımlarının yarattığı rahatlamanın kalıcı olmamasıydı. Piyasa yeniden yüksek petrol, yükselen uzun vadeli tahvil faizleri ve ABD tüketicisinde yavaşlama sinyalleri üçgenine döndü. Hazine’nin hamlesi likiditeyi rahatlattı ama bütçe açığı, 40 trilyon doları aşan kamu borcu, yüksek tahvil arzı ve petrol kaynaklı enflasyon riskini ortadan kaldırmadı.
ABD tahvil piyasasıABD Hazine Bakanlığı’nın 10-30 yıl vadeli tahvillerde geri alım büyüklüğünü işlem başına en az 4 milyar dolara çıkarma kararı ilk anda uzun vadeli faizleri aşağı çekti. Ancak günün devamında satışlar geri geldi ve 30 yıllık tahvil faizi yeniden yaklaşık yüzde 5,23’e, 10 yıllık faiz yüzde 4,69 civarına yükseldi.
Piyasanın mesajı oldukça net. Sorun yalnızca likidite değil, ABD’nin uzun vadeli borçlanma dinamiklerine ilişkin güven ve enflasyon riski. Bu nedenle yüksek faiz ortamı özellikle teknoloji ve büyüme hisselerinin değerlemeleri üzerinde baskı yaratmaya devam ediyor.
ABD tüketicisiWall Street’te satışın diğer önemli ayağı Walmart oldu. Şirketin ABD aynı mağaza satışları yüzde 2,6 artarak yaklaşık yüzde 3,8 olan beklentinin altında kaldı. Bu, Walmart için son altı yılın en zayıf karşılaştırılabilir satış büyümesi olurken hisse yüzde 9,2 geriledi.
Walmart’ın görünümü, yüksek benzin fiyatları ve yaşam maliyetinin özellikle düşük ve orta gelirli tüketicinin harcama davranışını bozduğunu gösteriyor. Tüketici temel ihtiyaçlara yönelirken ihtiyari harcamalarda daha seçici hale geliyor. Dolayısıyla yüksek petrol fiyatlarının etkisi artık yalnızca finansal piyasalarda değil, doğrudan tüketicinin cebinde hissediliyor.
Güçlü veri, zayıf fiyatlamaMakro veriler ise tüketici hikayesinden daha güçlü geldi. Haftalık işsizlik maaşı başvuruları 206 bine gerilerken Philadelphia Fed imalat endeksi 41,4’ten 47,4’e yükseldi. Beklenti yaklaşık 24 seviyesindeydi ve istihdam alt endeksi de güçlü kaldı.
Normal şartlarda bu tablo hisse piyasası için olumlu okunabilirdi. Ancak mevcut rejimde güçlü veri, Fed’in faiz artırmak için hala alanı olduğu anlamına geliyor. FOMC tutanaklarında birçok üyenin enflasyon yeterince hızlı gerilemezse ek faiz artırımına açık olduğunun görülmesi de bu algıyı güçlendirdi. Piyasa açısından iyi veri şu anda her zaman iyi haber değil.
ABD borsalarında S&P 500 yüzde 0,87, Nasdaq yüzde 1,00, Dow Jones yüzde 1,32 ve Russell 2000 yüzde 1,30 geriledi. Walmart sert düşerken Deere yükselttiği ileriye dönük kar beklentisiyle yüzde 6,9 arttı. Enerji sektörü ise yüksek petrol fiyatlarının desteğiyle pozitif ayrıştı. Bu sabah S&P 500 vadelileri yüzde 0,1, Nasdaq vadelileri yüzde 0,2 artıda.
Petrol ve AvrupaBrent petrol 92 dolar civarında kalmayı sürdürüyor. Avrupa açısından bu seviye özellikle önemli çünkü bölge petrol şokuna ABD’den daha hassas. Yüksek enerji maliyeti ithalat faturasını ve şirket maliyetlerini artırırken ECB üzerindeki enflasyon baskısını da canlı tutuyor.
Almanya’da üretici fiyatlarının üç yıldan uzun sürenin en hızlı artışını göstermesi bu kaygıyı güçlendirdi. Euro Stoxx 50 günü yüzde 0,37 düşüşle tamamladı. Avrupa için yüksek petrol ve yüksek tahvil faizi kombinasyonu büyüme görünümünü zorlamaya devam ediyor.
Çin cephesiÇin’de temmuz sanayi üretimi, perakende satışlar ve kredi verileri zayıf olmasına rağmen Pekin agresif faiz indirimlerine yönelmiyor. Bankaların düşük net faiz marjları parasal gevşeme alanını sınırlarken yönetim altyapı harcamaları ve seçici mali teşviklerle büyümeyi desteklemeyi tercih ediyor.
Bu nedenle Çin piyasasında geniş tabanlı bir ucuz para rallisinden çok sektör bazlı ayrışma öne çıkıyor. AI, robotik, yarı iletken ve stratejik teknoloji hisseleri destek bulabilirken iç tüketim ve gayrimenkule bağlı şirketlerde görünüm daha kırılgan.
AltınAltın da iki karşıt kuvvet arasında kalmaya devam ediyor. Bir önceki gün ABD Hazine hamlesiyle dolar ve tahvil faizlerindeki geri çekilme altını 4.500 doların üzerine taşımıştı. Ancak uzun vadeli faizlerin yeniden yükselmesi yukarı hareketi sınırladı.
Jeopolitik riskler ve yüksek kamu borcu altını desteklerken yüksek reel faiz baskı yaratıyor. Kısa vadede yön açısından ABD uzun vadeli tahvil faizleri belirleyici olmaya devam edecek.
Türkiye piyasalarıBorsa İstanbul’da önceki günkü yüzde 2,3’lük güçlü yükselişin ardından kar realizasyonu geldi. BIST 100 gün içinde 14.563 puanı gördükten sonra yüzde 0,43 düşüşle 14.397 puandan kapandı. İşlem hacmi 174,7 milyar TL oldu.
Asıl zayıflık bankacılık tarafındaydı. Bankacılık endeksi yüzde 1,70 gerilerken sanayi yüzde 0,25, holding yüzde 0,57 yükseldi. Küresel uzun vadeli faizlerin yeniden yükselmesi, içeride TL faizlerin yüksek kalması ve yabancı yatırımcının tahvil tarafında tekrar satışa dönmesi bankalar üzerinde baskı yarattı.
TCMB verilerine göre yabancı yatırımcı 14 Ağustos haftasında 176,1 milyon dolarlık hisse alırken DİBS tarafında yaklaşık 306 milyon dolarlık satış yaptı. Böylece tahvilde dokuz haftanın ardından yeniden satıcı konumuna geçildi. Yabancının tahvilden çıkarken hisse almaya devam etmesi, faiz riskinden şirket riskine doğru sınırlı bir geçiş olduğunu düşündürüyor.
Önümüzdeki haftalarda yabancı hisse alımı sürerken DİBS satışının durması BIST açısından daha güçlü bir sinyal olur. Tahvil satışının hisse tarafına da yayılması durumunda ise hareketi yalnızca kar realizasyonu olarak değil, küresel riskten kaçışın Türkiye’ye yansıması olarak okumak gerekir.
TCMB’nin yaklaşık dört ay sonra 2029-2034 vadeli dört DİBS’te toplam 5 milyar TL nominal doğrudan alım yapması uzun vadeli tahvilleri destekledi. 10 yıllık gösterge faiz yaklaşık 30 baz puan gerileyerek yüzde 34,7’ye indi. Ancak tahvil tarafındaki sınırlı rahatlama hisselere güçlü biçimde yansımadı.
Ağustos ayı öncü enflasyon beklentilerinin aylık yüzde 2’nin üzerinde artışa işaret etmesi, TCMB’nin haftalık repoya geçiş adımını geciktirebilir. Eylül ayında daha olumlu bir enflasyon görünümü ve PPK sonrasında haftalık repoya geçiş beklentilerinin güçlenmesi ise özellikle banka ve holding hisselerini destekleyebilir. O zamana kadar yüksek oynaklık ve hisse bazlı ayrışmanın sürmesi daha olası görünüyor.
BIST 100’de 14.250 bölgesi üzerinde kalındıkça 14.600 seviyesi takip edilebilir. 14.250 altına inilmesi halinde kısa vadeli görünüm yeniden zayıflayabilir. Yeni halka arzların da mevcut zayıf likiditeyi bir miktar daha baskılayabileceğini not etmek gerekiyor.
KapanışPiyasaların şu anda fiyatladığı temel çerçeve değişmiş değil. ABD Hazine hamlesi geçici rahatlama sağladı ancak yüksek kamu borcu, güçlü ekonomik veriler ve 90 doların üzerindeki petrol uzun vadeli faizleri yukarıda tutuyor. Walmart ise bu baskının artık tüketici davranışına da geçtiğini gösteriyor.
Bugün ABD’de ağustos öncü imalat ve hizmet PMI’ları ile eyalet bazlı istihdam verileri, yurtiçinde ise tüketici güveni takip edilecek. Türkiye tarafında kısa vadeli yön açısından yabancı akımların hisse ve tahvil arasındaki dağılımı ile 14.250-14.600 bandındaki fiyatlama öne çıkıyor.
Herkese güzel bir gün dilerim.Günaydın, bugünlük bültenimizde şu başlıklar olacak: ABD tahvil piyasasında yeniden yükselen uzun vadeli faizler, petrolün enflasyon üzerindeki baskısı, Walmart üzerinden güçlenen tüketici yavaşlaması sinyalleri, Avrupa ve Çin’de ayrışan görünüm ve Borsa İstanbul’da bankacılık öncülüğündeki kar satışları.
Dünün ana hikayesi, ABD Hazine Bakanlığı’nın uzun vadeli tahvil geri alımlarının yarattığı rahatlamanın kalıcı olmamasıydı. Piyasa yeniden yüksek petrol, yükselen uzun vadeli tahvil faizleri ve ABD tüketicisinde yavaşlama sinyalleri üçgenine döndü. Hazine’nin hamlesi likiditeyi rahatlattı ama bütçe açığı, 40 trilyon doları aşan kamu borcu, yüksek tahvil arzı ve petrol kaynaklı enflasyon riskini ortadan kaldırmadı.
ABD tahvil piyasasıABD Hazine Bakanlığı’nın 10-30 yıl vadeli tahvillerde geri alım büyüklüğünü işlem başına en az 4 milyar dolara çıkarma kararı ilk anda uzun vadeli faizleri aşağı çekti. Ancak günün devamında satışlar geri geldi ve 30 yıllık tahvil faizi yeniden yaklaşık yüzde 5,23’e, 10 yıllık faiz yüzde 4,69 civarına yükseldi.
Piyasanın mesajı oldukça net. Sorun yalnızca likidite değil, ABD’nin uzun vadeli borçlanma dinamiklerine ilişkin güven ve enflasyon riski. Bu nedenle yüksek faiz ortamı özellikle teknoloji ve büyüme hisselerinin değerlemeleri üzerinde baskı yaratmaya devam ediyor.
ABD tüketicisiWall Street’te satışın diğer önemli ayağı Walmart oldu. Şirketin ABD aynı mağaza satışları yüzde 2,6 artarak yaklaşık yüzde 3,8 olan beklentinin altında kaldı. Bu, Walmart için son altı yılın en zayıf karşılaştırılabilir satış büyümesi olurken hisse yüzde 9,2 geriledi.
Walmart’ın görünümü, yüksek benzin fiyatları ve yaşam maliyetinin özellikle düşük ve orta gelirli tüketicinin harcama davranışını bozduğunu gösteriyor. Tüketici temel ihtiyaçlara yönelirken ihtiyari harcamalarda daha seçici hale geliyor. Dolayısıyla yüksek petrol fiyatlarının etkisi artık yalnızca finansal piyasalarda değil, doğrudan tüketicinin cebinde hissediliyor.
Güçlü veri, zayıf fiyatlamaMakro veriler ise tüketici hikayesinden daha güçlü geldi. Haftalık işsizlik maaşı başvuruları 206 bine gerilerken Philadelphia Fed imalat endeksi 41,4’ten 47,4’e yükseldi. Beklenti yaklaşık 24 seviyesindeydi ve istihdam alt endeksi de güçlü kaldı.
Normal şartlarda bu tablo hisse piyasası için olumlu okunabilirdi. Ancak mevcut rejimde güçlü veri, Fed’in faiz artırmak için hala alanı olduğu anlamına geliyor. FOMC tutanaklarında birçok üyenin enflasyon yeterince hızlı gerilemezse ek faiz artırımına açık olduğunun görülmesi de bu algıyı güçlendirdi. Piyasa açısından iyi veri şu anda her zaman iyi haber değil.
ABD borsalarında S&P 500 yüzde 0,87, Nasdaq yüzde 1,00, Dow Jones yüzde 1,32 ve Russell 2000 yüzde 1,30 geriledi. Walmart sert düşerken Deere yükselttiği ileriye dönük kar beklentisiyle yüzde 6,9 arttı. Enerji sektörü ise yüksek petrol fiyatlarının desteğiyle pozitif ayrıştı. Bu sabah S&P 500 vadelileri yüzde 0,1, Nasdaq vadelileri yüzde 0,2 artıda.
Petrol ve AvrupaBrent petrol 92 dolar civarında kalmayı sürdürüyor. Avrupa açısından bu seviye özellikle önemli çünkü bölge petrol şokuna ABD’den daha hassas. Yüksek enerji maliyeti ithalat faturasını ve şirket maliyetlerini artırırken ECB üzerindeki enflasyon baskısını da canlı tutuyor.
Almanya’da üretici fiyatlarının üç yıldan uzun sürenin en hızlı artışını göstermesi bu kaygıyı güçlendirdi. Euro Stoxx 50 günü yüzde 0,37 düşüşle tamamladı. Avrupa için yüksek petrol ve yüksek tahvil faizi kombinasyonu büyüme görünümünü zorlamaya devam ediyor.
Çin cephesiÇin’de temmuz sanayi üretimi, perakende satışlar ve kredi verileri zayıf olmasına rağmen Pekin agresif faiz indirimlerine yönelmiyor. Bankaların düşük net faiz marjları parasal gevşeme alanını sınırlarken yönetim altyapı harcamaları ve seçici mali teşviklerle büyümeyi desteklemeyi tercih ediyor.
Bu nedenle Çin piyasasında geniş tabanlı bir ucuz para rallisinden çok sektör bazlı ayrışma öne çıkıyor. AI, robotik, yarı iletken ve stratejik teknoloji hisseleri destek bulabilirken iç tüketim ve gayrimenkule bağlı şirketlerde görünüm daha kırılgan.
AltınAltın da iki karşıt kuvvet arasında kalmaya devam ediyor. Bir önceki gün ABD Hazine hamlesiyle dolar ve tahvil faizlerindeki geri çekilme altını 4.500 doların üzerine taşımıştı. Ancak uzun vadeli faizlerin yeniden yükselmesi yukarı hareketi sınırladı.
Jeopolitik riskler ve yüksek kamu borcu altını desteklerken yüksek reel faiz baskı yaratıyor. Kısa vadede yön açısından ABD uzun vadeli tahvil faizleri belirleyici olmaya devam edecek.
Türkiye piyasalarıBorsa İstanbul’da önceki günkü yüzde 2,3’lük güçlü yükselişin ardından kar realizasyonu geldi. BIST 100 gün içinde 14.563 puanı gördükten sonra yüzde 0,43 düşüşle 14.397 puandan kapandı. İşlem hacmi 174,7 milyar TL oldu.
Asıl zayıflık bankacılık tarafındaydı. Bankacılık endeksi yüzde 1,70 gerilerken sanayi yüzde 0,25, holding yüzde 0,57 yükseldi. Küresel uzun vadeli faizlerin yeniden yükselmesi, içeride TL faizlerin yüksek kalması ve yabancı yatırımcının tahvil tarafında tekrar satışa dönmesi bankalar üzerinde baskı yarattı.
TCMB verilerine göre yabancı yatırımcı 14 Ağustos haftasında 176,1 milyon dolarlık hisse alırken DİBS tarafında yaklaşık 306 milyon dolarlık satış yaptı. Böylece tahvilde dokuz haftanın ardından yeniden satıcı konumuna geçildi. Yabancının tahvilden çıkarken hisse almaya devam etmesi, faiz riskinden şirket riskine doğru sınırlı bir geçiş olduğunu düşündürüyor.
Önümüzdeki haftalarda yabancı hisse alımı sürerken DİBS satışının durması BIST açısından daha güçlü bir sinyal olur. Tahvil satışının hisse tarafına da yayılması durumunda ise hareketi yalnızca kar realizasyonu olarak değil, küresel riskten kaçışın Türkiye’ye yansıması olarak okumak gerekir.
TCMB’nin yaklaşık dört ay sonra 2029-2034 vadeli dört DİBS’te toplam 5 milyar TL nominal doğrudan alım yapması uzun vadeli tahvilleri destekledi. 10 yıllık gösterge faiz yaklaşık 30 baz puan gerileyerek yüzde 34,7’ye indi. Ancak tahvil tarafındaki sınırlı rahatlama hisselere güçlü biçimde yansımadı.
Ağustos ayı öncü enflasyon beklentilerinin aylık yüzde 2’nin üzerinde artışa işaret etmesi, TCMB’nin haftalık repoya geçiş adımını geciktirebilir. Eylül ayında daha olumlu bir enflasyon görünümü ve PPK sonrasında haftalık repoya geçiş beklentilerinin güçlenmesi ise özellikle banka ve holding hisselerini destekleyebilir. O zamana kadar yüksek oynaklık ve hisse bazlı ayrışmanın sürmesi daha olası görünüyor.
BIST 100’de 14.250 bölgesi üzerinde kalındıkça 14.600 seviyesi takip edilebilir. 14.250 altına inilmesi halinde kısa vadeli görünüm yeniden zayıflayabilir. Yeni halka arzların da mevcut zayıf likiditeyi bir miktar daha baskılayabileceğini not etmek gerekiyor.
KapanışPiyasaların şu anda fiyatladığı temel çerçeve değişmiş değil. ABD Hazine hamlesi geçici rahatlama sağladı ancak yüksek kamu borcu, güçlü ekonomik veriler ve 90 doların üzerindeki petrol uzun vadeli faizleri yukarıda tutuyor. Walmart ise bu baskının artık tüketici davranışına da geçtiğini gösteriyor.
Bugün ABD’de ağustos öncü imalat ve hizmet PMI’ları ile eyalet bazlı istihdam verileri, yurtiçinde ise tüketici güveni takip edilecek. Türkiye tarafında kısa vadeli yön açısından yabancı akımların hisse ve tahvil arasındaki dağılımı ile 14.250-14.600 bandındaki fiyatlama öne çıkıyor.
Herkese güzel bir gün dilerim.
Comments (0)