Yatırım 101 - Piyasalar Faiz İndirimini Değil, Yeni Artırımları Fiyatlıyor — page 1
/ 3

Yatırım 101 - Piyasalar Faiz İndirimini Değil, Yeni Artırımları Fiyatlıyor


infoAbout This Title

Günaydın, bugünlük bültenimizde şu başlıklar olacak: petrol ve tahvil faizlerindeki yükseliş, Fed, BoE ve BoJ kararları, enerji arzındaki sıkışma, altının değişen güvenli liman hikayesi ve yurt içinde yeni fiili dolaşım oranlarının ilk tam seans etkileri.

14–18 Eylül haftasına küresel piyasalarda tansiyon yüksek giriyoruz. Petrol 100 doların üzerinde, ABD uzun vadeli tahvil faizleri yüzde 5 sınırında ve büyük merkez bankalarında yeniden faiz artırımı ihtimali masada. Piyasanın ana hikayesi artık yalnızca “yüksek faiz daha uzun süre” değil. Enerji kaynaklı enflasyonun geri dönmesiyle birlikte faizlerin yeniden yükselme riski fiyatlanıyor.

Petrol ve enflasyon

Geçen haftanın merkezinde petrol vardı. Brent yaklaşık yüzde 10 yükselerek haftayı 104,6 dolar civarında tamamlarken, hafta içinde 110 dolar sınırına yaklaşmasının ardından cuma günü yüzde 2,8 geriledi. Buna rağmen arz tarafındaki tablo rahatlamış değil.

ABD-İran gerilimi, Husilerin Babülmendep Boğazı'ndaki stratejik Perim Adası'nı ele geçirmesi ve Suudi Arabistan'ın saldırıların ardından East-West boru hattını tedbir amacıyla kapatması enerji piyasasındaki güvenlik primini artırıyor. Hürmüz'e alternatif en önemli güzergahlardan birinin de risk altına girmesi, petrol fiyatı birkaç gün gerilese bile ürün piyasasındaki sıkışmanın kolay çözülmeyebileceğini gösteriyor.

IEA'nın küresel arz açığı tahminini 2026 için günlük 5,7 milyon varile yükseltmesi de bu tabloyu destekledi. Küresel petrol stokları şubattan bu yana 507 milyon varil azalırken rafineri kapasitesindeki sorunlar özellikle dizel ve jet yakıtı fiyatlarını yukarıda tutuyor. Avrupa'da TTF doğalgaz fiyatı da geçen hafta yüzde 11 yükselerek 81,27 euro/MWh seviyesine çıktı.

Enerji fiyatlarındaki bu hareketin merkez bankaları açısından anlamı net. Enflasyon üzerindeki baskı yeniden güçlenirken büyüme henüz para politikasını rahatlatacak kadar zayıf değil.

Fed haftası

ABD'de ağustos TÜFE'si aylık yüzde 0,4, yıllık yüzde 3,4 geldi. Üretici fiyatları aylık yüzde 0,4 artarken tarım dışı istihdam 162 bin yükseldi ve işsizlik yüzde 4,1'de kaldı. Bu veri seti Fed'in faiz artırımına gitmesi için alan bırakıyor.

Vadeli işlemlerde çarşamba günü 25 baz puanlık faiz artırımı olasılığı yaklaşık yüzde 85 seviyesinin üzerine çıkmış durumda. Ancak bu hafta yalnızca politika faizinin ne olacağına bakmak yeterli olmayacak.

ABD 10 yıllık tahvil faizi haftayı yüzde 4,97, 30 yıllık faiz ise yüzde 5,36 civarında tamamladı. Fed artırıma gittikten sonra uzun vadeli getiriler gerilerse piyasa bunu enflasyon güvenilirliğinin güçlendiği şeklinde okuyabilir. Faiz artırımıyla birlikte uzun vadeli tahvil faizleri de yükselmeye devam ederse daha kalıcı enflasyon ve mali risk primi fiyatlaması öne çıkacak.

Bu nedenle çarşamba günkü Fed kararı yalnızca doların değil, küresel iskonto oranının ve sermaye akımlarının da yönünü belirleyecek.

Tahvil piyasasında baskı

Uzun vadeli faizlerdeki yükselişi yalnız Fed beklentisine bağlamak zor. ABD Hazinesi eski uzun vadeli tahvillerde geri alım tavanını yükseltmiş olsa da bu operasyon toplam borç stokunu veya bütçe açığını azaltmıyor. Yeni tahvil arzının daha büyük bölümünü fiyat hassasiyeti yüksek yatırımcıların taşıması gerekiyor.

Aynı sermaye havuzuna kamu borçlanmasının yanında yapay zeka yatırımları da talip. Veri merkezi, çip, enerji ve ağ altyapısına yönelik finansman ihtiyacı büyürken risksiz faizin yüzde 5 civarına gelmesi, mevcut nakit üretimi güçlü şirketlerle borçlanarak büyüyen şirketler arasındaki farkı daha görünür hale getiriyor.

İngiltere ve Japonya

Perşembe günü İngiltere Merkez Bankasının politika faizini yüzde 3,75'te tutması bekleniyor. Burada kararın kendisinden çok oy dağılımı önemli olacak. Temmuz toplantısında üç üye faiz artırımından yana oy kullanmıştı. Güçlü enflasyon ve ücret verileriyle birlikte artış isteyen üye sayısının yükselmesi sterlin ve kısa vadeli İngiliz tahvil faizlerini destekleyebilir.

Cuma günü ise gözler Japonya Merkez Bankasında olacak. Ana beklenti faizin yüzde 1,00'den yüzde 1,25'e yükseltilmesi yönünde. Artırım büyük ölçüde fiyatlandığı için yenin yönünü karar sonrasındaki mesaj belirleyecek.

BoJ ek faiz artırımlarına açık kapı bırakırsa yen güçlenebilir ve Japon tahvil faizleri yükselebilir. Bunun küresel açıdan önemi, düşük maliyetli yen fonlamasına dayalı carry trade pozisyonlarının çözülme ihtimali. ABD hisseleri, gelişmekte olan ülke tahvilleri ve kripto varlıklarda bu kanaldan ek satış baskısı görülebilir.

Fed ve BoJ'un aynı hafta sıkılaşması tahvil piyasası açısından da kritik. Fed ABD tahvil eğrisini yukarı iterken BoJ'un sıkılaşması Japon yatırımcıların yabancı tahvillerden ülkeye dönmesini teşvik edebilir. İki etkinin birleşmesi küresel uzun vadeli faizlerdeki baskıyı artırabilir.

Döviz ve altın

Döviz tarafında şahin Fed dolar lehine, şahin BoJ ise yen lehine çalışacak. Dolar/yenin yönünü hangi merkez bankasının ileriye dönük daha güçlü sıkılaşma mesajı verdiği belirleyecek. Euro ise yüksek enflasyon ile zayıf sanayi görünümü arasında yön arıyor. ECB geçen hafta faizleri 25 baz puan artırırken Christine Lagarde'ın enflasyonun uzun süre yüzde 2'nin üzerinde kalacağı mesajı ilave artış ihtimalini canlı tuttu.

Altında ise klasik yüksek faiz ilişkisi bu kez daha karmaşık. Yükselen reel faiz ve güçlü dolar altını baskılarken enflasyon, jeopolitik risk ve mali sürdürülebilirlik endişeleri güvenli liman talebini destekliyor. Ağustosta fiziki altına dayalı fonlara 18 milyar dolar giriş gerçekleşmesi ve toplam altın varlığının 4.189 tonla rekora çıkması bu talebin güçlü kaldığını gösteriyor.

Fed'in tek artışla yetineceği algısı altını destekleyebilir. Aralık ayında yeni bir artış sinyali gelmesi ise kısa vadede baskıyı artırır.

Türkiye piyasaları

TL tarafında yüksek carry desteği devam ediyor. Buna karşılık güçlü dolar ve yüksek petrol fiyatları kontrollü değer kaybının hızlanma riskini artırıyor. Özellikle enerji maliyetlerinin enflasyona geçişi, önümüzdeki dönemde fiyatlama davranışı açısından yeniden yakından izlenecek.

Yurt içinde bugün iki başlık öne çıkıyor. Hazine iki yıl vadeli sabit kuponlu ve dört yıl vadeli TLREF'e endeksli tahvilleri yeniden ihraç edecek. İki yıllık kıymetin yeni gösterge tahvil olması bekleniyor.

Borsa tarafında ise yeni fiili dolaşım hesaplama yönteminin ilk tam işlem günü olacak. Doğrudan sahiplikte yüzde 3, fonlar ve halka açık şirketler üzerinden dolaylı sahiplikte yüzde 10 eşiği izlenecek. Yeni oranlar bazı hisselerde fon yoğunlaşmasını ve fiili dolaşım piyasa değerini değiştirebilir. Ancak uyum takvimi ekim, kasım ve aralık sonuna yayıldığı için bugünü tek günlük zorunlu satış seansı gibi okumamak gerekiyor.

Hafta içinde salı günü ağustos merkezi yönetim bütçe dengesi, çarşamba günü konut fiyat endeksi, perşembe günü ise TCMB'nin son faiz kararına ilişkin toplantı özeti takip edilecek. Özette petrol şokunun ne kadar geçici görüldüğü ve enerjiden temel mal ve hizmetlere geçiş riskine ilişkin değerlendirmeler önemli olacak.

Kapanış

Piyasalar haftaya yüksek petrol, yüzde 5'e dayanan ABD tahvil faizi ve üç büyük merkez bankasının sıkılaşma ihtimaliyle giriyor. Ana soru artık faizlerin ne kadar süre yüksek kalacağı değil, enerji şoku nedeniyle yeni faiz artırımlarının ne kadar ileri gidebileceği.

Bugün enerji cephesindeki haber akışı, ABD uzun vadeli tahvil faizleri, Fed öncesi pozisyonlanma, Hazine ihaleleri ve yeni fiili dolaşım oranlarının Borsa İstanbul'daki ilk tam seans etkileri takip edilecek.

Herkese güzel bir hafta dilerim.

groupArtist

Yatırım 101 1k+ Yatırım 101verified photo_library53 albums visibility133.7K views View Profile arrow_forward

Comments (0)

1000 characters remaining

No comments yet. Be the first to start the conversation.