Yatırım 101 - Petrol 110 Dolara Dayandı, Merkez Bankalarının Alanı Daralıyor — page 1
/ 3

Yatırım 101 - Petrol 110 Dolara Dayandı, Merkez Bankalarının Alanı Daralıyor


infoAbout This Title

Günaydın, bugünlük bültenimizde şu başlıklar olacak: 100 doların üzerinde kalan petrol ve enflasyon riski, Fed ve ECB’nin faiz patikası, ABD bilanço sezonunda yapay zeka yatırımlarının geri dönüşü, Çin büyümesi, perşembe günkü TCMB faiz kararı, MSCI sonrası Borsa İstanbul ve fon tasfiyelerinde gelinen aşama.

Yeni haftaya girerken küresel piyasanın ana denklemi büyüme, enflasyon ve finansman maliyeti arasında kuruluyor. Petrolün 110 dolara yaklaşması dezenflasyon sürecini zorlaştırırken yüksek uzun vadeli faizler özellikle teknoloji hisselerinin değerlemelerini baskılıyor. Türkiye’de ise haftanın açık ara en önemli başlığı 22 Ekim TCMB kararı olacak. Piyasa 100 baz puanlık indirim bekliyor ancak kararın kendisinden çok sonraki adımlara ilişkin mesajlar fiyatlanacak.

Fed ve ABD piyasaları

ABD’de 28 Ekim Fed toplantısı öncesinde üyeler sessizlik dönemine giriyor. Bu nedenle makro verilerin ve şirket bilançolarının fiyatlama üzerindeki ağırlığı artacak.

Geçen hafta ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,24’ten yüzde 5,09’a gerilerken Nasdaq yaklaşık yüzde 4,5 kaybetti. Bu ayrışma önemli. Faizlerdeki düşüş güçlü bir risk iştahından değil, teknoloji hisselerindeki satışın ardından tahvillere yönelen korunma talebinden geldi.

Dolayısıyla uzun vadeli faizlerdeki yapısal risk ortadan kalkmış değil. Yüksek kamu borçlanması, enerji kaynaklı enflasyon ve teknoloji şirketlerinin artan finansman ihtiyacı 10 ve 30 yıllık getirileri yüksek tutmaya devam ediyor.

Cuma günü açıklanacak imalat ve hizmet PMI verileri bu açıdan önemli olacak. Güçlü veri büyüme açısından olumlu ancak faizlerin daha uzun süre yüksek kalacağı beklentisini destekleyebilir. Zayıf veri ise Fed üzerindeki baskıyı azaltırken şirket karlarına yönelik beklentileri aşağı çekebilir.

Bilanço sezonu ve yapay zeka

ABD bilanço sezonu bu hafta Netflix, Meta ve Tesla gibi büyük şirketlerle devam ediyor.

Şirketlerin beklentileri aşması artık tek başına yeterli değil. FactSet verilerine göre sonuç açıklayan S&P 500 şirketlerinin yüzde 84’ü hisse başına kar beklentisini geçiyor ancak toplam kar sürprizi yalnızca yüzde 2,6 seviyesinde. Son beş yıl ortalaması bunun oldukça üzerinde.

Piyasa özellikle yapay zeka tarafında üç soruya cevap arıyor: yatırımlar ne kadar hızlı gelir üretiyor, sermaye harcamaları ne kadar daha büyüyecek ve bu yatırımların finansmanı şirket bilançolarını ne ölçüde zorlayacak?

Büyük teknoloji şirketlerinin endeksleri ayakta tutması da piyasanın geneli hakkında yanıltıcı bir görüntü yaratabiliyor. Üçüncü çeyrekte S&P 500 pozitif getiri sağlarken aynı hisselerin eşit ağırlıklı endeksi geriledi. Yani ABD’de de yükseliş hala oldukça dar bir şirket grubunda yoğunlaşıyor.

Petrol ve enerji riski

Brent petrol geçen haftayı 109,86 dolar seviyesinde tamamladı. İran ve Hürmüz kaynaklı belirsizlik fiyatın üzerinde ciddi bir risk primi yaratmaya devam ediyor.

İran tarafı daha önce sunulan Hürmüz teklifinin hala masada olduğunu belirtiyor ancak henüz somut bir anlaşma yok. Uluslararası Enerji Ajansı’nın stratejik stoklardan ürün piyasaya vermesi ve Rusya’dan ek yakıt akışı kısa vadeli sıkışıklığı azaltabilir.

Ancak asıl mesele fiziksel akışın normale dönmesi. Rafineri kapasitesi, tanker geçişleri, navlun ve sigorta maliyetleri yüksek kaldığı sürece yalnız ham petrol fiyatına bakmak yeterli değil.

Türkiye açısından Brent’in 100 doların üzerinde kalması hem enflasyon hem cari denge açısından önemli bir risk. Elektrik ve doğalgaz tarifelerinin ekim ve kasımda değişmeyecek olması tüketici enflasyonuna doğrudan geçişi sınırlayabilir. Fakat yüksek ithalat faturası ortadan kalkmış değil.

Avrupa ve Asya

Avrupa’da büyüme, enerji maliyeti ve mali disiplin aynı anda takip ediliyor.

İngiltere’de çarşamba günü açıklanacak enflasyonun yüzde 3,4’e yükselmesi bekleniyor. Yukarı yönlü bir sürpriz, İngiltere Merkez Bankası’nın sıkı duruşunu daha uzun süre koruyacağı beklentisini güçlendirebilir.

Cuma günü Almanya ve Euro Bölgesi PMI verileri gelecek. Ayrıca Moody’s Fransa, S&P Almanya ve Scope İtalya için takvimli değerlendirmelerde bulunuyor. Özellikle Fransa tarafında olumsuz bir sürpriz Avrupa tahvil piyasasındaki mali risk primini yeniden yükseltebilir.

Asya’da ise bugün Çin’in üçüncü çeyrek büyümesi, sanayi üretimi ve perakende satışları takip edilecek. Çin verileri yalnız bölge borsaları için değil, bakır, demir cevheri ve petrol talebi açısından da önemli.

Japonya’da cuma günü enflasyon, Güney Kore’de perşembe günü faiz kararı izlenecek.

TCMB haftası

Yurt içinde haftanın ana gündemi perşembe günkü PPK toplantısı.

Piyasanın ağırlıklı beklentisi politika faizinin 100 baz puan indirilerek yüzde 37’den yüzde 36’ya çekilmesi yönünde. Ancak bu adım büyük ölçüde fiyatlandığı için asıl hareketi karar metni belirleyebilir.

Ekim Piyasa Katılımcıları Anketi’nde yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 29,6, 12 ay sonrası beklenti ise yüzde 23,9 seviyesinde. Beklentilerin hala yüksek kalması TCMB’nin hızlı bir gevşeme döngüsüne girmesini zorlaştırıyor.

100 baz puanlık indirim ve temkinli bir metin TL varlıklar açısından dengeli karşılanabilir. Daha güçlü bir indirim ise yüksek petrol ve katı enflasyon beklentileri nedeniyle kur ile uzun vadeli tahvil faizleri üzerinde baskı yaratabilir.

Kısa vadeli tahviller faiz indiriminden daha fazla destek bulabilir. Uzun vadede ise belirleyici olan TCMB’nin güvenilirliği ve enflasyon beklentilerinin yönü olacak.

Yabancı yatırımcı ayrışıyor

Yabancı yatırımcı davranışında hisse ve tahvil arasında dikkat çekici bir ayrışma var.

2-9 Ekim haftasında yabancılar yaklaşık 248 milyon dolarlık hisse satarken 451 milyon dolarlık devlet tahvili aldı.

Bu tablo Türkiye varlıklarının tamamından çıkış olmadığını gösteriyor. Yabancı yatırımcı TL faiz getirisine ilgi göstermeye devam ederken hisse tarafında likidite, MSCI kararı ve şirket bazlı riskler nedeniyle daha temkinli davranıyor.

S&P de geçen haftaki takvimli tarihinde yeni bir değerlendirme yayımlamadı. Dolayısıyla Türkiye’nin BB- kredi notu ve durağan görünümü değişmedi.

Borsa İstanbul

BIST 100 geçen haftayı yüzde 4,4 kayıpla tamamladı. Ancak ana endeks yine piyasanın tamamındaki hasarı göstermiyor.

MSCI’nin Türkiye hisselerinde bazı yukarı yönlü endeks değişikliklerini dondurması satışları hızlandırdı. Yeni hisse eklemeleri, FIF artışları ve üst büyüklük segmentlerine geçişlerin durdurulması, özellikle potansiyel endeks talebi beklenen şirketler açısından olumsuz.

Daha geniş sorun ise güven ve şeffaflık. Fiili dolaşım oranlarının ekonomik gerçekliği, gerçek pay sahipliği ve fon bağlantılarının ne ölçüde şeffaf olduğu bundan sonraki dönemde yabancı yatırımcı açısından önemli olacak.

Tasfiye baskısının hafiflemesi tek başına yeterli değil. MSCI tarafındaki soru işaretleri çözülmeden yabancı yatırımcının BIST’e güçlü ve geniş tabanlı dönüşü zor olabilir.

Fon tasfiyeleri

Hafta sonunda fon sürecinde önemli bir aşama daha tamamlandı.

A1 Capital, Bulls ve Pardus yönetimindeki 66 fonda 45 binden fazla yatırımcı için yaklaşık 40,8 milyar TL’lik ayni ve nakdi tasfiye sonuçlandı. Böylece tasfiye sürecindeki fon sayısı 131’den 65’e geriledi.

Şimdi gözler kalan fonlarda, özellikle Tera tarafında olacak.

Tasfiyeye ilişkin ara ödeme düzenlemesinin de bu hafta TBMM Genel Kurulunda görüşülmesi bekleniyor. Yatırımcı açısından en önemli konu artık yalnız hukuki çerçeve değil, hangi tarihte ne kadar varlığa erişilebileceğinin netleşmesi.

BIST açısından da kalıcı rahatlama, fon tasfiyelerindeki ilerlemenin küçük ve orta ölçekli hisselerde satış baskısını gerçekten azaltmasıyla görülecek.

Kapanış

Bu hafta piyasaların önündeki denklem zor. Petrol yüksek, uzun vadeli faizler hala yüzde 5 civarında ve şirket bilançolarının güçlü olması artık tek başına yeterli değil. ABD’de büyümenin dayanıklılığı ile finansman maliyeti, Avrupa’da enerji ve mali riskler, Asya’da Çin büyümesi birlikte fiyatlanacak.

Türkiye’de ise haftanın merkezi perşembe günkü TCMB kararı. Beklenen 100 baz puanlık indirimin kendisinden çok, Merkez Bankası’nın yüksek petrol ve katı enflasyon beklentileri karşısında sonraki adımlar için ne kadar alan bıraktığı önemli olacak. BIST tarafında ise fon tasfiyelerindeki ilerlemeye rağmen MSCI sonrası piyasa güveni ve alımların büyük hisselerin dışına yayılıp yayılmadığı ana gösterge olmaya devam ediyor.

Herkese güzel bir hafta dilerim.

groupArtist

Yatırım 101 1k+ Yatırım 101verified photo_library53 albums visibility133.7K views View Profile arrow_forward

Comments (0)

1000 characters remaining

No comments yet. Be the first to start the conversation.